Rehber

Ortak futbolcuyu bulmanın 8 yolu

İki kulüp ekrana geldiğinde aklın boş kalmasın: aynı ülke, aynı şehir, aynı sahip, kiralıklar, gezgin futbolcular ve arama kutusunu iyi kullanmak üzerine sekiz düşünme yolu.

Ortak Takım'da iki forma ekrana geldiği anda saat işlemeye başlar. Dostluk ve dereceli maçlarda 15 saniyen var ve turu, sunucuya ilk ulaşan doğru cevap alır. Çoğu tur ilk birkaç saniyede biter; bu yüzden iyi oyuncuları ayıran şey yalnız ne kadar futbolcu bildikleri değil, iki kulübü gördükleri anda nereden aramaya başladıklarıdır.

Aşağıdaki sekiz yol, oyunun kataloğundaki 919 Avrupa kulübü ve 152.879 futbolcu üzerinden yaptığımız gözlemlere dayanıyor. Hepsini her turda kullanmazsın; ama aklın takıldığında hangi kapıyı çalacağını bilmek saniyeler kazandırır.

1. Önce ülkeye bak

İki kulüp aynı ülkedense işin büyük kısmı bitmiş demektir. Kataloğumuzda en çok ortak futbolcusu olan kulüp çiftlerinin neredeyse tamamı aynı ülkenin kulüpleri; ülkeler arası en kalabalık çiftte bile ortak futbolcu sayısı, aynı ülkedeki zirvenin yarısına ulaşmıyor. Futbolcular kariyerlerinin büyük kısmını kendi liglerinde geçirir, kulüpler de en çok kendi liglerinden transfer yapar.

İki Türk kulübü karşılaştığında ilk soru şu olmalı: "Bu iki takımda da oynamış, Süper Lig'de uzun yıllar geçirmiş biri var mı?" Cevap çoğu zaman evettir.

2. Şehir komşularını ve "ağabey-kardeş" kulüpleri hatırla

Aynı şehrin kulüpleri arasında geçiş, ülke içinde bile ayrı bir yoğunluktadır. Stoke-on-Trent'te Port Vale ile Stoke City, Barcelona ile Espanyol, Belgrad'da Kızılyıldız ile OFK Beograd, Zagreb'de Dinamo ile Lokomotiva kataloğun en kalabalık çiftleri arasında. Bunların bir kısmı gerçek rakip, bir kısmı ise büyük kulübün genç oyuncularını gönderdiği "kardeş" kulüp.

Türkiye'de de benzer bir tablo var: Ankara kulüpleri, yani Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Ankaraspor, aralarında çok sayıda futbolcu paylaşıyor. Bir başkent kulübü ekrana geldiğinde öteki başkent kulüplerini düşünmek çoğu zaman işe yarar.

3. Sahiplik bağlarını düşün

Bazı kulüpler aynı sahibin ya da aynı grubun elindedir ve oyuncularını birbirine gönderir. Kataloğumuzda farklı ülkelerden iki kulübün en çok futbolcu paylaştığı çift Udinese ile Watford: iki kulübü de aynı aile, Pozzo ailesi yönetti. Aynı ailenin bir dönem sahibi olduğu Granada da Udinese'yle çok sayıda futbolcu paylaşıyor. Monaco ile Belçika'nın Cercle Brugge kulübü arasındaki bağ da bu türden. Bu bağları transfer koridorları yazımızda ayrıntılı anlattık.

4. Kiralıkları unutma

Oyunda kiralık dönemler de sayılır. Büyük kulüpler genç oyuncularını her yıl onlarca kulübe kiralar; bu oyuncular kâğıt üzerinde büyük kulübün oyuncusu olarak kalır ve iki kulübü birbirine bağlar. Andros Townsend Tottenham'dayken birçok İngiliz kulübüne kiralandı; Samuele Longo ise Inter'in sözleşmesindeyken İspanya ve İtalya'da sayısız kulüpte forma giydi. İki kulüpten biri büyük bir İngiliz ya da İtalyan kulübüyse, ötekine kiralık gönderilmiş gençleri düşün.

Altyapı ve yedek takımlar ise sayılmaz: bir futbolcunun gençken bir kulübün akademisinde oynamış olması, o kulübün A takımında oynadığı anlamına gelmez. Ayrıntılar için geçerli cevap rehberine bakabilirsin.

5. Gezgin futbolcular senin dostun

Kataloğumuzdaki futbolcuların yaklaşık beşte ikisi yalnız bir kulüpte görünür; ama bazı futbolcular kariyerleri boyunca on, hatta on beş kulüp gezmiştir. Bu "gezginler" oyunda altın değerindedir, çünkü çok sayıda kulüp çiftinin ortak cevabıdırlar. Samuel Eto'o, Nicolas Anelka ya da Steven Caulker gibi isimler, birbiriyle hiç ilgisi yokmuş gibi görünen kulüpleri birleştirir. En çok kulüp gezen futbolcular yazımızda bu isimlerin listesi var.

6. Yıldızların son duraklarını hatırla

Büyük yıldızlar kariyerlerinin son yıllarında çoğu zaman daha küçük liglere giderek iki dünyayı birbirine bağlar. Süper Lig bunun en iyi örneklerinden biri: Avrupa'nın büyük kulüplerinde oynamış birçok futbolcu kariyerinin son bölümünü Türkiye'de geçirdi. Wesley Sneijder Inter'den, Robin van Persie Arsenal ve Manchester United'dan, Lukas Podolski Arsenal ve Bayern'den sonra Türkiye'ye geldi. Bir Türk kulübü ile Avrupa'nın bir devi karşılaştığında ilk bakılacak yer burasıdır.

7. Dönemleri eşleştir

Her kulübün bir altın dönemi ve o dönemin bir transfer çevresi vardır. Galatasaray'ın 2000'deki UEFA Kupası takımında Gheorghe Hagi ve Gheorghe Popescu gibi Romen yıldızlar vardı; bu yüzden Galatasaray, Romanya'nın en başarılı kulüplerinden FCSB (eski adıyla Steaua Bükreş) ile de çok sayıda futbolcu paylaşır. İki kulübü görünce "Bu iki takım hangi yıllarda güçlüydü, o yıllarda kimler gidip geldi?" diye sormak çoğu zaman doğru isme götürür.

8. Arama kutusunu iyi kullan

Cevap, katalogdaki adla birebir eşleşmelidir; ama bunun için adı eksiksiz yazman gerekmez. Arama kutusu adın herhangi bir parçasını tanır, Türkçe karakterleri ve yaygın yazım farklarını kendisi tolere eder. İki üç harf yazıp listeden seçmek, uzun bir adı tam yazmaya çalışmaktan hızlıdır ve yazım hatası riskini ortadan kaldırır.

Aynı adı taşıyan futbolcular doğum yılıyla ayrılır: "Ronaldo (1976)" gibi. Listede iki benzer ad görürsen yıllarına bak. Yanlış cevap verirsen yeniden denemek için 3 saniye beklersin; bu, rakibin için çoğu zaman yeterli bir fırsattır. Emin olmadığın bir isim yerine emin olduğun bir isme bir saniye harcamak genelde daha iyidir.

Pratik yapmak için: Bilgisayara Karşı modunda rakip beklemeden, kendi hızında oynayabilirsin. Günün Eşleşmesi ise her gün herkese aynı iki kulübü verir; dünün cevaplarını arşivde görüp neyi kaçırdığına bakabilirsin.

Başka yazılar